<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <channel>
    <title>Sevda Alankuş on diaspora yazıları</title>
    <link>/authors/sevda-alanku%C5%9F/</link>
    <description>Recent content in Sevda Alankuş on diaspora yazıları</description>
    <generator>Hugo -- gohugo.io</generator>
    <language>tr</language>
    <copyright>(c) diaspora yazıları</copyright>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Mar 2022 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
    <atom:link href="/authors/sevda-alanku%C5%9F/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
    <item>
      <title>Türkiye’de Herkes İleri Demokrasiden Payına Düşeni Alsın ama Çerkesler de Unutulmasın</title>
      <link>/blog/jineps-cerkeslerin-21-yuzyili/</link>
      <pubDate>Tue, 01 Mar 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/jineps-cerkeslerin-21-yuzyili/</guid>
      <description>“Çerkeslerin 21. Yüzyılı” kitaplarının ilki raflarda yerini aldı; “Kimlik, Anayurt ve Siyaset”. İkinci kitap “Kültür, Toplum ve Gelecek”, Jineps mart sayısı yayımda iken raflarda yerini alabilir. Derleyenler Sevda Alankuş ve Merih C. Taymaz ile böyle bir çalışmaya neden gerek duyulduğu ve Çerkeslerin yakın geleceğine dair bir söyleşi yaptık.&#xA;Çalışmanın mutfak tarafını bize anlatır mısınız? Neden gerek görüldü, ilk görüşmeleriniz, değerlendirmeleriniz, olduysa tartışmalarınız… İlk kitapta 23 isim var, akademisyenler ve aktivistler.</description>
    </item>
    <item>
      <title>&#39;Çerkeslerin 21. Yüzyılı&#39; Kitaplarımızın Kapak Görseli Öyküsü</title>
      <link>/blog/alankus-cerkeslerin-21-yuzyili/</link>
      <pubDate>Wed, 01 Dec 2021 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-cerkeslerin-21-yuzyili/</guid>
      <description>&amp;ldquo;Çerkeslerin 21. Yüzyılı: Kimlik, Anayurt, Siyaset&amp;rdquo; (çıktı) ile Ocak ayında basılacak &amp;ldquo;Çerkeslerin 21. Yüzyılı: Kültür, Toplum ve Gelecek&amp;rdquo; kitaplarımız için kapaklara karar verirken epey zorlandık.&#xA;Bizler -bugünümüz ve geleceğimiz- üzerine olan bu kitapların kapaklarında -yapılan o kadar katkıyı daha da değerli kılacak- ama kendisi de bizzat bir değer nasıl bir görsel kullanmalıydık?&#xA;Artık klasikleşmiş şekilde anayurt coğrafyası mı, geleneksel giysiler içinde kadın ve erkek figürleri mi? Diaspora sanatçılarının çalışmaları mı? Anayurtlardan sanatçıların çalışmaları mı ya da Nart efsanelerini simgeleyen çalışmalar mi kullanmalıydık?</description>
    </item>
    <item>
      <title>Karadeniz En Çok “Biz”e [Çerkeslere] Kara...</title>
      <link>/blog/alankus-karadeniz-encok-bize-kara/</link>
      <pubDate>Sun, 17 May 2015 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-karadeniz-encok-bize-kara/</guid>
      <description>21 Mayıs 1864 Çerkeslerin en “kara” günüydü.1 Çünkü yaklaşık 1.5 milyon kadarı anayurtlarını arkada bırakarak, Anadolu başta olmak üzere Osmanlı topraklarında serpiştirilecekleri sürgün coğrafyasına doğu yola çıkarıldıklarında, bu teknelerdekilerin 500 bini ya Karadeniz’in karanlık sularına gömüldü, ya daha karaya varmadan veya vardıkları yerlerde sıtmadan, salgın hastalıklardan hayatını kaybetti. Öyleki, tanıklıklara göre, yıllarca Karadeniz aldığı bedenleri geri vermeye, deniz kuşları da sahile vuran insan saçlarından, sakallarından kendilerine yuva yapmaya devam edecek, diaspora Çerkeslerinin pek çoğuna da yıllarca balık yememeye yemin ettirecekti.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Önsöz: Geçmişten Geleceğe Çerkesler...</title>
      <link>/blog/alankus-gecmisten-gelecege-cerkesler/</link>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-gecmisten-gelecege-cerkesler/</guid>
      <description>“Her Adığe Çerkes’tir ancak her Çerkes Adığe değildir. Bugün bile bu olgu güncelliğini korumaktadır.”&#xA;İsmail Berkok1 Giriş Elinizdeki kitap; “Çerkes” üst kimliği altındaki aidiyetlerimizle kim(ler) olduğumuzu, tarihsel kökenlerimizi ve uygarlığa katkılarımızı; ortak kimliğimizi paradoksal biçimde hem kırılmaya uğratan hem de yeniden-kuran ve kurmaya devam eden büyük bir travma olarak “sürgün” ile öncesi ve sonrasını; Nart Epos’unu ve Adığece söylenişiyle Khabze’yi yani kadim ancak “yeniden-icat edilen” kültür ve geleneğimizi; dillerimizi, anavatan ve değişik diaspora coğrafyalarında varlığımızı sürdürmek için geliştirdiğimiz farklı varoluş stratejilerini ve politikaları ile bu süreçlerde karşılaştığımız sorunları; söz konusu sorunların çözümü için sahip olduğumuz olanakları tartışan çalışmalardan oluşuyor.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara’da ve Soçi’de Farklı Çerkeslik Halleri</title>
      <link>/blog/alankus-ankara-ve-socide-farkli-cerkeslik-halleri/</link>
      <pubDate>Tue, 15 Nov 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-ankara-ve-socide-farkli-cerkeslik-halleri/</guid>
      <description>22-25 Eylül 2011 tarihleri arasında Kafkas Araştırma dayanışma ve Kültür Vakfı’nın (KAFDAV’ın) düzenlediği sempozyum için diaspora ve anayurttan Çerkes araştırmacılar, aktivistler, Çerkes veya değil farklı disiplinlerden akademisyenler Ankara’dayız. “21. Yüzyılda Çerkesler: Sorunlar ve Olanaklar” başlığı altında, “kim(ler)” olduğumuz, tarihsel kökenlerimizi, anavatan ve diaspora coğrafyalarında yüz yüze bulunduğumuz farklı farklı varoluş sorunlarını tartışmak için buluşuyoruz. Bu kapsamı, türü, katılımcıların niteliği açısından bu çaptaki ilk buluşmamız ve böyle uçsuz bucaksız bir konuyu hakkıyla ele almayı üç güne sığdıramayacağımızı biliyoruz.</description>
    </item>
    <item>
      <title> “Farklılıklar Siyaseti” ile “Kimlik Siyaseti” arasında Çerkesler</title>
      <link>/blog/alankus-farkliliklar-siyaseti-ve-kimlik-siyaseti-arasinda-cerkesler/</link>
      <pubDate>Fri, 15 Apr 2011 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-farkliliklar-siyaseti-ve-kimlik-siyaseti-arasinda-cerkesler/</guid>
      <description>Hegemonik kimliğin ötekisi olarak Çerkesler Türkiye’deki Çerkesler, ulusal devletin inşa edilmesi sürecinde ötekileştirilen, farklılıklardan arınmış bir “Türklük” yaratılmak üzere bastırılarak kamusal ve siyasal alanda kendini ifade etmesine izin verilmeyen etnik-kültürel topluluklardan bir tanesidir. Başka ifadeyle, yukarıdan aşağıya bir toplum mühendisliği mantığı ile işleyen Türk modernleşme projesi çerçevesinde, Türk ulusal kimliğine “pozitif” fotoğraf kazandırmak için uğraşılırken, onun “siyah” ya da “negatif”i muamelesi görenlerden birisi de Çerkesler olmuştur.&#xA;Bu nedenle Türkiye’deki bütün diyasporik Kuzey Kafkasya halklarını kapsayan bir kültürel üst-kimlik olarak, dün olduğu gibi bugün de, Çerkes adına sahip çıkmak her şeyden önce politik bir tercih olarak önemlidir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Diasporik Bir Topluluk Olarak Çerkesler</title>
      <link>/blog/alankus-diasporik-bir-topluluk-olarak-cerkesler/</link>
      <pubDate>Thu, 15 Apr 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-diasporik-bir-topluluk-olarak-cerkesler/</guid>
      <description>Türkiye&amp;rsquo;de yaşayan Çerkeslerin durumunu ve varoluş sorunlarını anlayabilmek için öncelikle genel olarak farklı coğrafyalarda yaşayan Çerkesler, sonra da özel olarak Türkiyeli Çerkesler üzerine önemli olduğunu düşündüğüm bazı belirlemelerde bulunulması gerekmektedir.&#xA;Her şeyden önce, Çerkeslerin diasporik bir halk olduğunun bilinmesi önemlidir. Kısa bir hatırlatma yapılarak söylenirse, Çerkesler 134 yıl önce, yüzyıl kadar süren bir bağımsızlık savaşının arkasından, dalga dalga gerçekleşen sürgünlere uğrayarak, eski Osmanlı topraklarının bir ucundan diğerine (Balkanlara ve Rumeliye, Anadolu&amp;rsquo;ya ve bugün Cezayir, Suriye, Ürdün, İsrail olarak bilinen topraklara), dağıtılıp, yerleşime tabi tutulmak üzere anayurtlarından koparılmışlardır.</description>
    </item>
    <item>
      <title>“Ayrıldıkları Heryerde Arkalarında Tarifsiz Özlemler Bıraktılar” ya da “Büyük Sürgünden Dönüş”</title>
      <link>/blog/alankus-buyuk-surgunden-donus/</link>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 1998 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-buyuk-surgunden-donus/</guid>
      <description>134 yıl önce, 100 yıl süren bir özgürlük savaşının ardından, anayurtlarını terketmek zorunda kaldılar. 1864 Osmanlı-Rus Savaşının ardından gemilere dolduruldular ve modern zamanların en trajik sürgünlerinden birisine uğrayıp, Balkanlardan, Anadolu’ya, bugün Suriye ve Ürdün olarak bilinen topraklara dağıtıldılar. Yanlarına sadece kendileri için hayat ve özgürlük demek olan dağlarının anısını alabildiler. Diğer herşeylerini anayurtlarında bıraktılar. Geride kalanların sayısı yüz, yüzelli bindi, yollara koyulanların sayısı bir buçuk milyon. Gönderildikleri yerlere varabilenler ise, ancak bunun yarısı oldu.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Demokratik Bir Kimlik Stratejisi Olarak Çerkeslik</title>
      <link>/blog/alankus-demokratik-kimlik-stratejisi/</link>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 1998 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-demokratik-kimlik-stratejisi/</guid>
      <description>Kimlik stratejisi İçinde yaşadığımız dönem modern kimliklerin (ulus ve sınıf kimliğinin) gerileyişine, buna karşılık etnik, dinsel, kültürel kimliklerin canlanması anlamında bir “yeniden-kim­lik­leşme” ya da “farklılıkların kimlikleşmesi” dönemi olarak adlandırılmaktadır (Friedman, 1995 ve Co­nolly, 1995). Radikal İslamın yükselişine, eski Yugoslavya’nın, SSCB’­nin dağılışına, ya da uzaklara gitmeye gerek yok Türkiye’nin içinde bulunduğu kutuplaşmaya bakıldığında böyle bir adlandırma çabasını haklı gösterecek gerekçeler kolaylıkla bulunabilmektedir. Bu nedenle de kimlikler konusu üzerine çokca ko­nuşulup, tartışılmayı hakketmektedir.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Ürdün Çerkesleri</title>
      <link>/blog/alankus-urdun-cerkesleri/</link>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 1998 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-urdun-cerkesleri/</guid>
      <description>Giriş Ürdün’de 120.000 kadar Çerkes bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu da başkent Amman’da yaşıyor. Tıpkı İstanbul gibi 7 tepe 7 vadi üzerine kurulmuş olan Amman’ın tarihi çok eski, Ürdün’ün bir devlet olarak tarihi çok yeni. Amman’ın bu eski tarihinin son 130 yılı, Ürdün’ün bir devlet olarak tarihi buradaki Çerkeslerin tarihiyle çok fazla örtüşüyor. Çerkesler Ürdün’de sayılarından gelen bir ağırlıkla değil, Ürdün’ün ve Amman’ın tarihinde taşıdıkları önemle temsil ediliyorlar. Bu tarihten ötürü de kendilerini -aleyhlerine değişen nüfus dengesine rağmen- bir bakıma Ürdün’ün sahiplerinden birisi olarak görüyorlar.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Diaspora ve Çerkes Kimlikleri</title>
      <link>/blog/alankus-diaspora-ve-cerkes-kimlikler/</link>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 1997 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-diaspora-ve-cerkes-kimlikler/</guid>
      <description>Sürgünler ve Göçler Tarih kitaplarının kuru diliyle Çerkes tarihine bakarsak, bunun bir göçler, sürgünler tarihi olduğunu görürüz. Asetinlerin ataları olan Alanlar, M.S.1V-V yüzyıllarda gerçekleşen büyük kavimler göçü sırasında, bugün Rusya, Ukrayna, Macaristan, Avusturya, İsviçre, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya toprakları olarak bilinen çok geniş bir coğrafya boyunca ilerlemiş, kimi yerlere yerleşip yurt edinmiş, kimi yerlere ise izlerini bırakarak yeniden yollara düşmüşlerdir.&#xA;Türkiye&amp;rsquo;de bugün Çerkes genel adıyla anılan topluluklar, zorunlu göçler ile Kuzey Kafkasya&amp;rsquo;daki yurtlarını terkederek Osmanlı sınırları içindeki topraklara; Balkanlara ve Rumeli&amp;rsquo;ye, Anadolu&amp;rsquo;ya, Orta-Doğu&amp;rsquo;ya yerleşmek durumunda bırakılmıştır.</description>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail&#39;deki Bir Şapsığ Köyünden İzlenimler ve Düşündürdükleri...</title>
      <link>/blog/alankus-israildeki-bir-sapsig-koyu/</link>
      <pubDate>Sat, 20 Sep 1997 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-israildeki-bir-sapsig-koyu/</guid>
      <description>1997 yılı Nisan ayı içerisinde yolum bir eğitim programı için İsrail&amp;rsquo;e düştü. İsrail&amp;rsquo;de küçük bir Çerkes topluluğun bulunduğunu biliyordum ama nerede yaşadıklarını bilmiyordum.&#xA;Öğrenmek hiç zor olmadı, hem İsrail çok küçük, hem farklı etnik topluluklar mutlaka farklı yerleşimlerde oturuyorlar ve köyler, öncelikle nüfusunun etnik/dinsel özelliğine göre Müslüman Arap, Hristiyan Arap, Durzi, Yahudi, Çerkes köyü olarak adlandırılıyorlar. Hatta bir Yahudi yerleşimi sözkonusu olduğunda bile köy, sakinlerinin geldikleri yere göre bir isimle (örneğin Yemen yahudilerinin köyü) olarak anılıyorlar.</description>
    </item>
    <item>
      <title>Uzunyayla’dan Amman’a: Janset Berkok Şami ile Bir Söyleşi</title>
      <link>/blog/alankus-uzunyayladan-ammana-janset-berkok-sami-ile-bir-soylesi/</link>
      <pubDate>Sat, 20 Apr 1996 00:00:00 +0000</pubDate>
      <guid>/blog/alankus-uzunyayladan-ammana-janset-berkok-sami-ile-bir-soylesi/</guid>
      <description>Ürdün&amp;rsquo;e yaptığımız gezi sırasında konuştuğumuz hemen hemen herkesin adını saygıyla andığı ve bize kendisini ve evini görmeden dönmememiz gerektiğini söylediği bir kişi oldu: Tarihte Kafkasya adlı kitabını bütün Çerkeslerin bildiği İsmail Berkok&amp;rsquo;un kızı Janset Berkok Şami. Janset Hanım bize kendisini iki kere ziyaret etme şansını verdi. Onu gördüğümüz daha ilk dakikalarda anladık ki bir kaç saatlik bir süre onu tanımaya, sonra da sizlere anlatmaya yetmeyecek. Bunun üzerine yeniden konuğu olabilir miyiz diye sorduk.</description>
    </item>
  </channel>
</rss>
